Translate

27 Temmuz 2014 Pazar

İğrenç Bir Çin Geleneği

İşte Size iğrenç bir Çin geleneği. Foot binding (Ayak bağlama). Aynı zamanda Lotus ayak diye de biliniyormuş.

Geçenlerde çinle ilgili, bu konu ile tamamen alakasız bir şeyler araştırırken bir resme denk geldim ve ne olduğunu anlayayım derken sizin için biraz bilgi edinip paylaşmaya karar verdim.


Bu ayak bağlama olayı Genç kızların ayaklarını büyümesini önlemek için ayaklarının sıkıca bağlandığı acı verici bir görenekmiş.
Başlarda sadece belirli seviyedeki insanlar yaparken zamanla aşşağı seviyelere kadar düşmüş bu gelenek.

Varlıklı ailelerden gelip te çalışmak zorunda olmayan bayanlar yaparmış. Bir süre sonra da Çinde güzellik sembolü olarak kabul edilmiş. (İğ   renç !)

1664 te Mançu hanedanlığının ikinci imparatoru Kangxi bunu yasaklamaya çalışmış ama başarısız olmuş.
19.yüzyılda hükumet değişmesine rağmen gelenek . Değişen sosyal şartlar ve anti-ayakbağlama kapmanyaları sonucu anca 20.yüzyılın başlarında ölmeye başlamış.
Bu yüzden çoğu çocuk hayat boyu engelli kaldı ve hala bazı yaşlı kadınların ayakları öyleymiş.


Ayak bağlamanın tarihi ile ilgili bir çok teori varmış.
Bunlardan biri de;  Shang Hanedanı döneminde, Çarpık ayaklı (Bir hastalık) olduğunu söyleyen cariye Daji imparatordan ayak bağlamayı bütün kızlar için zorunlu hale getirmesini istemiş. Böylece kendi ayakları zarif güzellik olarak sayılacakmış. (Bak sen şuna. Hep zaten kadınlar yönetiyor bu imparatorları)
Daha başka hikayeler de var ama hepsini çevirmeye ne vaktim ne de sizin ilginizi çekeceğine inancım var.
Kısaca anlatmaya devam edeyim. İşin iğrenç kısmı fotoğraflar. Ayakları bağlayıp bu hale getiriyorlarmış.

Bu da Röntgeni



Bu da ayakkabı


(Kaynak ingilizce vikipedia)

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Buradan Senarist ve Yapımcılara Sesleniyorum..

'Lütfen asya dizilerinin peşimi bırakın !'
Biliyorsunuz Türkiyede televizyonculuk 'bir şeyden bıkana kadar onun tekrarını yap' ten ibarettir. Örneğin bir komedi programı çıkar, tuttu mu ? Hemen taklitlerini yaparlar.
Bir dönem dizisi tuttuysa yandık. Artık her kanalda bilmem kaç yıl önceki olayları anlatan romanlardan uyarlama diziler yapılır.
Muhteşem yüzyıl çıktığı zaman da kaç osmanlı dizisi gördüm.

Şimdi mi ? Sıra asya dizilerini sömürmekte. Romanlar ve tarih bitince elde kalanlarla devam !

Hepiniz duymuşsunuzdur 'İ'm sorry i love you nun Türk versiyonu çekildi. Dizi iğrenç'

Sonra ? Sonra sıra Boys over flowers a geldi. (Aslında Hana yori dango)
Yolda görsem dönüp tekrar bakmayacağım tipi tuttular ünlü yaptılar, Dergilerde posterleri var sürekli. (Ah Min Ho fanı değilim ama bu o çocuğa hakarettir ya. Ülkemin salakları adına senden özür dilerim Min Ho -_-)

Bunları sindirmeye çalışırken Kiraz mevsimi diye bir başlık gördüm Yeppudaa da. Tamamen masum duygular la konuyu açıp nefret ve hakaretlerle kapattım. A gentleman's dignity nin Türk versiyonuymuş.. Siz benim CN imin iki üyesinin  oynadığı bir diziyi böyle katletmeye utanmıyor musunuz ?! Ah şöyle bir baktım da içim kan ağladı. Ne bilebilirdim ki Youtube ta video izlerken sürekli karşıma Çıkıp sinirimi bozan kızın aslında o dizi oyuncusu olduğunu.
Oyuncuları gerçekten kötü.

Neyse efendim bu bir şekilde iyi bir şeye vasile oldu da çok kızmadım. Ama bardağı taşıran son damla da geldi artık.

Günahkar diye bir dizi başlayacakmış. Nice Guy ın türk versiyonu imiş.  Adında meymenet yok ki dizinin. Sorumlular diğer dizi katledenler yine. Aynı tas aynı hamam kısaca.

Biri akıl versin bu senaristlere diyorum. Gerçekten kafanız yok mu sizin ? Hayır beceremiyorsanız bırakın mesleği. Burada görüyorum genç ve yetenekli yazarlar var.

Kafanızı çalıştırın ve biraz internette gezinin. Ne fanfictionlar var. Bazıları ünlü ismini kullansa da sıradan karakterleri içeriyor. Bunları kullansanıza ! Yazar ile iletişime geçin ve biraz para ödiyerek satın alın hikayesini. Örneğin daha ilk bölümlerini okumuş olsam da hyunbinaşkı nın hikaye konusu dizi için müsait. Klasik bir konu ama bunlardan iyidir.
Kore dizilerini aratmayan ne hikayeler var. Bunları satın alsanıza !! Hiç değilse nefret edeniniz olmaz. Ve kim bilir bende eskisi gibi Türk dizileri izleyebilirim artık.

Japonyadan Gelen Eşyalar

Ne yazaıkki bir süredir bloga girdiğim yok. Ama bunu telafi etmek için yemedim içimedim sizin için taa taksimlere kadar gittim. (he ramazan diye yemedik içmedik ne yani)
(Bu 100. paylaşımımdır ^^)

Zamanında taksimin ara sokaklarında denk geldiğim ufak bir dükkan vardı.orayı hayranlıkla gezdim alışveriş yatptım ve tek fotoğraf dahi çekmeden çıktım. Sonra dedim 'Ben bunu bloga ekelerim ya' Ve o zamandan beri aylardır oraya tekrar gitmek için fırsat kolluyordum. (Bir kez gittim ama dükkanın yerini kaybetmiştim [dalgın yazar])

Dükkan dükkan diyorum da ne dükkanı değil mi ? Japonyadan gelen eşyaların satıldığı bir dükkan !
Gerçekten çok güzel şeyler vardı ilk gittiğimde. Ben bir çift çıbık aldıydım (10 tl)
İkinci gidişimde ne yazıkki eskisi kadar çeşit yoktu. Ama yenilerinin geleceğini söyledi adam.

Fotoğraflar

Bu dükkanın dışı. Çekerken yaptığım iki hata ise tümden dışını çekmek yerine vitrinleri tek tek çekmek ve yansımayı göz önünde bulundurmamak (Boşuna aramayın, beni bulamazsınız. Yansımada çıkmamak için ne kadar uğraştım.)


Çantalar, kimonolar ve cüzdanlar. (İlk gittiğimde kimonoların yanında ki yer ve cüzdanların olduğu yer anime şeyleri ile doluydu -_-) Şimdi daha çok çantaya ağırlık vermişler.


Bunlarda japon terlikleri. Uzun bir internet araştırmasından sonra isimlerinin 'zori' olduğunu öğrendim.


Bunlar da çeşitli anime figürleri. Komşum Totoro'dan Spirited Away e, Ponyo on the Cliff (Küçük Denizkızı Ponyo) dan Howl's moving castle (yürüyen şato) kadar çok tanınmış animelerin figürleri.


Birde böyle ıvır zıvır hiç ilgimi çekmeyen tuhaf örme takılar da satıyorlar.


Son olarak bunların ne olduğunu tamin edebiliyor musunuz ? Evet! Mangalar ! Hemde..... Japonca !! \(*-*)/


Bu da benim aldığım Bleach li kalem (10 tl) bunun gibi daha çok ıvır zıvır var. Telefon süsleri de vardı da 15 tl deyince vazgeçtim.


Dükkana nasıl gideceğiniz konusuna gelirsek..  Otobüsten galatasaray durağında inip oradan istiklal caddesine gitmeden hemen önceki ara sokaklar...

Tamam daha açık bir adren için Japan-fans tan buldum adresi. Oraya yazdıklarını daha önce tamin etmeliydim
Asmali Mescit Mah. Mesrytiyet Cad. 31/A Beyoglu istanbul Turkey

7 Temmuz 2014 Pazartesi

CN Blue da İlluminatiye Dahil mi ?

Elbette. Bunu tek tek sormaya gerek yok. Tüm müzik sektörü (en azından amerika ve koredeki) buna dahil. Bazılarında daha çok bazılarında daha az var illuminati ile ilgili semboller ama sonuç olarak var. En çok ta SM de

FNC de daha çaktırmadan yapıyorlar. Az az.
Buna öğrenk te CNBLUE. Duyan şaşırıyor.

Şaşırmaya yada onlardan nefret etmeye gerek yok. Boicelar olarak bunu biliyoruz ve onları buna rağmen seviyoruz.

Bir iki örnek isterseniz..
Fotoğraf çekimlerinden tek gözler:



One Time konser videosundaki mason yıldızı kolye:


Burada üçgenli bir t-shirt ümüz var:

İ'm sorry klibinden Yong Hwa nın şeytanlı gitar kayışı:

Daha yakından bir fotoğraf:

Ve aynısını 'where you are' şarkısını söylerken de takmış:

Son olarak ta 'Love' klibinden sürekli yaptığı karaografiye dakil olan hareket. Bunun bir üçgen olduğu açık değil mş ? Hemde hemen gözünün yanında:


Şimdilik elimdekiler bu kadar. Çok vakit ayıramadan buna. Bu yüzden az. Ama daha bulunca ikinci bir konu açabilirim belki.

Şimdi ben size dikkatimi çeken resimleri sizle paylaştım. Bunlar kesin kanıt mıdır ? Hayır. Ona bakılırsa benim de gözümün üstünde v işareti yaptığım resimler falan var. Ama sonuç olarak illuminati, veya benim teorimle İsrail.. sonuçta birilerinden onay alamadan bu tarz şeylerde yükselemediğin gerçeğine ben inanıyorum.