Translate

14 Eylül 2013 Cumartesi

Ben kimim ?

Sam yeli sağolsun daha ne olduğundan dahi tam emin olamadığım bu -MİM- i yazıyorum.
Blog yada bu oyun hakkında pek bilgim olmadığı için de sam yeli'nden örnek alarak yazıyorum. Umarım kızmaz :)

Ben kimim ?

Ben daha blogger ı yeni yeni çözen bir kullanıcıyım.
Biraz kararsız ve çekingen sayılabilirim. Bu yüzden de blog yazmaya başlamak için bu kadar geciktim.
Ben büyümeyi kabullenemeyen biriyim. Keşke 8 yaşıma dönebilsem derim. 15 te yeter.
Öyle görünmesem de bir v.i.p yim (BigBang fanı)
Ben kore fan tabirini kabul etmesem de bu ükledeki kore fanların yarısından daha meraklıyım 'gerçek' koreye. Sadece yakışıklı yada güzellere hayran olup kore fan olanlardan değilim.
Anormal değil sıra dışıyım :)

Bloğumun adı nereden geliyor ?

Eskisi kadar izleyemesemde ben bir dizikoliğim. 
Sadece asya değil avrupa yapımı dizileri de çok severim. 
Bu yüzden bir iki yere kaydolurken  bu adı seçtim ve öyle kaldı.
 Yeppudaa da ki -dizikolik- benim. Burayı açarken de aklıma başka hiç bir şey gelmedi. Hatta soy adı kısmına bile ingilizcede karınca anlamına gelen ant yazdım :D 
Sadece dizikolik yada -dizikolik- yazamadığım için de başta sonda 0 var.
Evet farkındayım çok aptalca. Ama oldu birkere.

Blog açmaya nasıl karar verdim ?

Blog denen şeyin ne olduğunu öğrendiğim ilk zamandan beri açmak istiyordum.
Düşüncelerini herkese anlatma meraklısı biriyim.
Ama dediğim gibi çekindim. Hiç cesaret edemedim.
Sonunda Sam yeli beni ikna etti. (Çok uğraşmak zorunda kalmadı.)
Ve işte burdayım. Sam yelinin ve sayfayı yanlışlıkla açanların okuması için bir şeyler yazıyorum.
(Not: Bu sıkıcı bloğun sorumlusu sam yeli. Bana cesaret veren oydu. Onu suçlayın :D)

Neden yaşam bloğu ?

Yaşam bloğu ? Ihm şey sanırım burayı boş bırakacağım :D

Kişiliğim ?

Hangisinden başlasam anlatmaya ? :P
Bazen bir iki kişiliğim varmış gibi davranırım. Belkide vardır. :P
Gördüğünüz en merhametli insan da olabilirim en sadisti de.
En kendini beğenmişi de olabilirim en mütevazısı da.
En iyisi listeye bütün zıtlıkları ekleyin siz.

Hoşlandıkalrım ?

Sürekli değişir. Şimdi yazdığımı yarın silerim.

Hoşlanmadıkalrım ?

Çok biliyormuş gibi başkalarını yargılayan ve aşşağılayan insanlar.
Biri ile biraz konuşunca onu tanıyormuş gibi davrananlar.
Gerçekten güzel yada yetenekli olmayan insanlara öyle olduklarının söylenmesi. Hadi ama gerçekçi olun ! O da bunu gerçek sanıyor sonra.

En çok sevdiğim makyaj malzemem ?

Fondöten (miş. Ben fondeten sanıyordum onu :P)
Ne zaman lazım olacağını bilemezsin.  Çok fazla bir şey değiştirmese de zor zamanlarda yanındadır :D
Onun dışında göz kalemi. Hiç makyaj yapmasan bile sevimli duruyor.
Zaten bunlar dışında da makyaj malzemesi kullanmam pek.

Çantamda olmazsa olmazım ?

Cep telefonu, göz kalemi ve fondöten

En son okuduğum kitap ?

Manga kitap sayılır mı ? :D
Sayılırsa Lovely Complex. Sayılmaz sa Suzanne Collins- Yeraltı günlükleri serisi.


Ah sonunda bitti. Benim için gerçekten zordu bunu yazmak. Sam yeli  kulaklarını çınlattım biraz :D
Zaten okuyan kimsem yok diye rahattım biraz da olsa. Yinede son ana kadar 'Vaz mı geçsem?' düşüncesinden kurtulamıyorum :S

10 Eylül 2013 Salı

İpek yolu pazarı

Sultanahmet'te Expo 2013 için kurulan ipek yolu pazarına 3 kez gittim. İpek yolunun geçtiği her ülke için en az bir stand var. Çoğunluğu Kore. İlk iki gidişimde etrafa bakmaktan fotoğraf çekmek aklıma dahi gelmemişti. Ama bu sefer sırf fotoğraf çekmek için gittim. Tabi alışveriş te yaptım. Son gittiğimde bazı standlar değişmişti. Eskileri ekleyemiyorum.
İlk başlarda bir ekran var. Orda klipler yayınlanıyor. Uzun bir sure başında dikildim :D
Yanında resim çekilmek için dizi karakterleri koymuşlar. Bende çektirdim tabiki
Ve sergilenen diğer şeyler.




























Bunu da eve dönerken çektim. Neredeyse her yerde Kore ve Türk bayrağı var.
Bunlar da ordan aldıklarım.
BigBang li kalemler <3 Biri uçlu kalem diğeri tükenmez.
Chopstick. Sonuncuyu ben aldım. Şanslıyım.




Ramenler. Yanında tahta çubuk ta veriyorlar





8 Eylül 2013 Pazar

Music Bank

           Biliyorsunuz istanbul - gyeongju dünya kültür expo 2013 hala devam ediyor. İstanbulun çeşitli yerlerinde etkinlikler var. Music bank te bunlardan biriydi. Beast, Mblaq, Ailee, Miss a, Super junior ve benim favorim Ft island. Bende konsere gidenlerdenim ve orda çekilen bir iki şeyi paylaşmak istedim. Deli gibi çığlık atmakla meşgul olduğum için ben çekemedim. Birlikte gittiğim birine çektirdim. O yüzden herkesin resmi veya videosu yok. (Bol bol tek saniyelik video çekmiş telefonu bilmediği için) Yani Hong ki nin sahnedeki enerjisini gösteremeyeceğim maalesef.
Konser geç gelenler yüzünden (Bende dahilim) 15 dakika geç başladı. O sırada sahneye çıkacak gurupların klipleri yayınlandı.
Sahneye ilk olarak Mblaq çıktı. Ardından Ailee, Ft island, Miss a, Beast ve son olarak ta Super junior.Konser sonunda hayal kırıklığına uğradım çünkü Super junior eksik gelmiş.
Konserde türk bir bayan, Super junior dan Kyu hyun, Miss a den Suzy, Ve yanılmıyorsam Beast ten Doo Joon (Beast i pek bilmiyorum.) sunuculuk yaptı.
Ailee konserde 'üsküdara gider iken' şarkısını söyledi.
Mblaq:
 Miss a in konuşması. Anlayan fazla kimse olmadı ama. (Kebap tan bahsetmeseler di olmazdı zaten :D)
(Buray video gelecek. Eklemeye çalıştım ama bir sorun çıktı. Şimdilik böyle ekliyorum. Yüklemeyi başardığımda düzelteceğim. Özür dilerim.)
 Bütün performanslar ve danslar çok iyiydi. Ama belli bir koreografisi bile olmamasına rağmen en iyisi Ft island tı. Ciddiyim. Sırf fanı olduğum için söylemiyorum. Diğer gurup üyeleri değilde Hong Ki nin ordan oraya zıplaması ilgi çekti. Sincabım benim ya. Sahneye çıkınca kendini kaybediyor bu çocuk :D
Konser sonuna doğru sahnede türkçe bir iki pankart açıldı. Ve türk bayrağı.
Ayrıca ekranda Türkiye-Kore ilişkilerini, kore savaşını ve bir arada Super Junior yazısı ile resim çektirenlerin görüntüleri yayınlandı.
V.i.p ler için konser daha iyi geçti tabi. Özellikle ön sıralar. Fotoğraf çektiler. Hatta konuşanlar bile oldu. Bense onları hemen arkadan izlemek zorunda kaldım. Birdahakine bilet almak için o kadar beklemeyeceğim.

7 Eylül 2013 Cumartesi

Aşk nedir ?

♥
Geçen gün bunu düşündüm. Aşk nedir ? Aşk gerçekmidir ? Şu ana kadar çok fikir değiştirdim.
  Küçükken aşkın olduğuna inanırdım. Ama o kadar güzeldi ki ben hiç aşık olamayacaktım. Bir yerlerde insanlar birbirlerini her şeyi yapacak kadar seviyorlardı. Birlikte yaşlanıp mutlu ölüyorlardı.
  Sonra büyüdüm. Dünyanın toz pembe olmadığını öğrendim. Nefret sevgiden daha güçlüydü. Sevgi aşka dönüşecek kadar büyüyemiyordu. Herkesin kendi çıkarları için yaşadığı bu dünyada aşk kadar masum ve güzel bir duyguya yer yoktu. Hala bir çocuğun gözleriyle bakıyordum aşka. Mutsuz bir çocuğun gözleriyle.
  Ve biraz daha büyüdüm. Aşk ? Asıl sorunun 'Aşk var mı?' değil 'Aşk nedir?' olduğunu fark ettim.
Soracak kimse olmadığı için gördüklerimden fikir üretmeye çalıştım. Aşık olduğunu söyleyen insanlar vardı. Ve aşkın güzel olduğunu söyleyenler. Ama aynı insanlar değillerdi. Ayrıca bir kaç yılda biten bir duygu olduğunu öğrendim.
Yani ilkinde haklıydım. Aşk denen şey vardı. Ama maalesef ikincisinde de haklıydım. Bu dünyada öylesine masum ve güzel bir duyguya yer yoktu.
  Şimdiki düşüncelerim bu. Aşk var ama anlatıldığı gibi bir duygu değil. Ama kim bilir. Ben hala gencim. Belki yine düşüncelerim değişir.

5 Eylül 2013 Perşembe

Heavenly Forest



Japonc adı: Tada, kimi wo aishiteru
Ülke: Japonya
Tür: Romantik, Dram
Süre: 116 dakika
Konu: Üniversiteye gitmesine rağmen çocuk gibi görünen Shizuru (Miyazaki Aoi) bir gün Makoto (Tamaki Hiroshi) ile karşılaşır ve ona aşık olur. İkisininde çocukluktan beri sahip oldukları hastalıklar yüzünden fazla arkadaşı yoktur. Ve bence birbirlerine çok yakışmaktadırlar. Ama Makoto başka bir kızdan hoşlanmaktadır. 
Fedakar kızımız benim asla yapmayacağım bir şey yapar. Hoşlandığı çocuğa hoşlandığı kızla çıkmaları için yardımcı olur. 

Karakterler hakkında:
Sevimli kızımız Shizuru. 
Bazı sebeplerden dolayı büyümesi yavaşlamış. Başlarda hastalık yüzünden sanıyordum ama sonradan başka şeyler çıkabilir. Fazla bilgi vermemek gerek. 

Makato.
Fotoğrafçı çocuk. Öz güveni az bir karakter. Kullandığı ilaçlar kötü kokuyor diye asosyal kalmış zavallım.

Birbirlerine yakışıyorlar

Kardeşim izlerken bir an sevdiğim bir oyuncunun baş rol olduğunu sandığım için oturup izlemeye karar verdim. Maalesef tahmin ettiğim kişi değilmiş. Ben Tamaki Hiroshi yi nasıl oldu da İkuta Toma ya benzettim bilmiyorum. Yinede iyiki benzetmişim diyorum. Film çok eğlenceli ve duygusaldı. Bir güzel ağladım yani. Biraz duygusalsanız ağlamayı göze alıp öyle izleyin. (Dikkat: Ağladınız diye size laf söyleyecek insanlarını odadan atınız.) Ben atmadım pişmanım :D
Fragman
İYİ SEYİRLER :)