Translate

3 Mart 2014 Pazartesi

Starry Night (Bölüm 9)

 Yüzüne telefon kapatılan Yıldız asla dile getiremeyeceği sözler geçirdi aklından. Sinirlendiğinde bir şeyleri kırmasına engel olan sahte gülümsemesini takındı ve her şeyi bilmesine rağmen Mikaya açıklama yaptı.

"Telefonu Jong Hyun alıp suratıma kapattı. Hala onu savunabilir misin bana ?" Yıldız gülümsemesine rağmen çok kötü bakıyordu. Hatta gülümsemesi daha korkutucu, psikopat bir hava katmıştı. Mika Yıldızın gözlerinden korkup yanıt vermeye çekindi. Yıldız yinede cevap bekliyordu.

"O pisliği bana savunabilir misin dedim !" Mika yutkundu.

"Şey... Sanırım hayır."

"Bende öyle düşünmüştüm." Telefonu yavaşça yere koyup ayağa kalktı.

"Nereye gidiyorsun ? Hasta değil miydin ?"

"Evet, öyleydim ama sanırım iyileştim. Dışarı çıkıp biraz temiz hava almalıyım. Geliyor musun ?"

"Tamam. Ama bekle eve gidip üzerimi değiştireyim."

***

Bir saat sonra büyük bir avm ye gelmişlerdi. Yıldız kısa süreliğine olanları unutmuş anın tadını çıkartıyordu. En son ne zaman bir avm ye geldim ? Uzun süre olmuştu. Uzun süredir evin ihtiyaçlarından başka bir şey almamıştı. Şimdi ise alışverişe ihtiyacı vardı. Jong Hyuna olan sinirinden çanta alarak kurtulacaktı. Hatta daha iyisi şık bir ayakkabı.

"Önce yemek mi yiyelim alışveriş mi yapalım ?" Yıldız tercihi Mikaya bırakacak kadar iyi hissediyordu kendini.

"Önce alışveriş yapalım. Para kalmazsa eve giderken ramyun yeriz."

"İyi fikir. İki türlü de yemeği ben ısmarlıyorum. Biraz eksik olsa da maaşımı yeni aldım." Yine Jong Hyun u hatırlamıştı. Maaşı onun yüzünden eksikti. Onu düşünmeyeceğim. Yüzünü dahi unutmak istiyorum.
Tam karşısındaki mağazada imza veren Jung Shin ve Jong Hyun u görünce bunun imkansız olduğunu anlamıştı.

"Bu olay tesadüfü geçti. Yaptığım bir şey için cezalandırılıyor olmalıyım." Mika anlamamıştı.

"Ne? Ne cezası ?"

"Karşıya bak." Mika gözlerine inanamadı.

"Bunlar..." Sonra yavru köpek bakışları ile Yıldıza döndü. "Çok şey istediğimi biliyorum ama lütfen."

"Evet Mika. Çok şey istiyorsun. Asla... Yada dur. İstediğin gibi olsun." Yıldız Mikaya hayır için kabul etmemişti bunu. Telefonunu geri istiyordu.

Mika Yıldızın koluna girdi ve sırada yerlerini aldılar. Çok fazla insan vardı. Uzun süre bekledikten sonra sıra Mika ve Yıldıza geldi.
Mika hemen Jung Shin in önüne geçti ve imza için adını söyledi. Yıldız sa Jong Hyun un önünde durdu.

"Adın ne ?"

"Yıldız." Jong Hyun kafasını kaldırınca gözleri kocaman açıldı. Yıldız Jong Hyun ile aynı hizaya gelmek için eğilip ellerini sert bir şekilde masaya vurdu ve devam etti. "Ve cep telefonumu geri istiyorum."

Jong Hyun menajerine dönüp tuvalete gitmesi gerektiğini söylediği gibi koşmaya başladı. Yıldız bir an ne olduğunu anlayamadı. Ama sonra Jong Hyun un peşine düştü. Niye kaçıyor bu çocuk?!

O sırada Mika imzasını almıştı. Jung Shin Mikaya yaklaşmasını işaret etti ve kısık sesle sordu.

"Neden arkadaşın Jong Hyun u kovalıyor ?" Mika da aynı ses tonu ile karşılık verdi.

"Neden arkadaşın Yıldızdan kaçıyor ?" Jung Shin güldü.

"Hiç bir fikrim yok."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder