Translate

23 Mayıs 2014 Cuma

Starry Night (Bölüm 23)

Jong Hyn ara verildiğinde biraz dinlenmek için kenara açılan kollu, rahat sandalyeye oturdu ve sete bakındı.
Mete Yıldızla gitmişti ve Min Hyuk Mika ile konuşuyordu.
Jong Hyun mesaj sesi duydu ve dinlenirken telefonu ile ilgilenmeye karar verdi.
Bir süre mesajlar, internetten haberler okuyup, bir iki video izledi. Telefonu batarya zayıf sinyali versiğinde ceketinin cebine koydu.
Tekrar etrafına bakındığında Mete çoktan gelmiş asistanlar ile konuşuyordu.  Yıldız ise uzaktan Mika ve Min Hyuku izliyordu.
Ardından şüpheli bir şekilde etrafına bakındı. Bu hareketi Jong Hyunun daha da ilgisini çekmişti.
Yıldız gerildi ve koşmaya başladı. Ne yapıyordu bu kız ?

Jong Hyun hedefin sandalyeler oldunu anladıktan bir saniye sonra Yıldız kendini yerde bulmuştu.
Herkes o yöne baktığında Jong Hyun da şaşkınlıktan ayağa fırladı. Ve uzun süre aynı şekilde kaldı.
Taki Yıldız diğer üyelerin yanına yerleşip ona bakana kadar.
Yıldızla göz göze gelince kafasını çevirdi ve başka bir işi varmış gibi davrandı. O sırada yakınlarda duran birini çağırıp önemli bir konuymuş gibi kahve istedi.  Yıldız gibi uzakta duran biri iş ile ilgili konuştuğunu zannedebilirdi.
Zaten Jong Hyun un amacı da buydu.

Jong Hyun kahvesini alınca sakin bir yere geçti ve düşünmeye başladı. Yıldız neden böyle yapmıştı ?

Jong Hyun onun gerçekten fan olmadığına inanmıştı ama az önce üyelerin yanına oturmak için  kendini yaraladığını çok net bir şekilde görmüştü.
Yıldız sandığının aksine bir sasaeng fan olabilirdi.
Oysaki sasaeng olacak birine benzemiyordu.

Jonh Hyun düşüncelere dalmışken Metenin çekimin başladığını haber veren sesi onu tekrar gerçek dünyaya getirdi.

Metede farlı birşeyler vardı. Gülümsüyordu. Az önce olanlara rağmen mi?

Mete her ne kadar Yıldız düştüğü için endişeli olsa da Jong Hyun ile aralarında birşey olmadığı haberi ister istemez neşelendirmişti onu. Artık Jong Hyundan nefret etmiyor ve adil davranıyordu. Zaten onun gibi bir profesyonelin en başından davranması gerektiği gibi.

Bu ani değişimi setteki herkes fark etmişti.
Min Hyuk hayranlıkla Metenin sevecen halini izliyordu.

"Fotoğrafçı aynı kişi mi? Bu kadar kısa sürede değişmeinin sebebi Türk kızın düşmesi mi ki?"

Min Hyuk Yıldız yanında değilmiş gibi konuşuyordu. Yıldız gülümsedi.

"Hey! Benim bir adım var."

"Ah pardon. Kang Min Hyuk's lady di değil mi?"
Min Hyuk onun Mika olduğunu biliyordu. Ama yine de bir şeylerden emin olması gerekmişti.

Yıldız tekrar güldü ve Mikayı işaret etti.
"Hayır, o bu arkadaş oluyor. Sizin büyük fanınız. Ben Yıldız."

Yıldız bunları söylerken Min Hyuk Mikaya baktı. Mika ise utancından oturduğu yere girmiş, koltukla bir bütün olmuştu. Min Hyuk ona sırıttı ve tekrar Yıldıza döndü.

"Güzel bir isim. Anlamı var mı ?"

"Star veya byeol."  İkisi konuşurken diğer üyelerde merakla onları dinliyor, Mika ise Min Hyuk un görüş alanından çıkmaya çalışıyordu.

"Woah! Çok güzel bir isim. Peki şu şarkıyı duydun mu ? ~Haneure bidnadon byeori, Jo molli bidnadon byeori, Nae mame neryo vannabua~"

"Evet, Heratstrings ostsiydi. Baş rolde Yong Hwa oynuyordu yanlış hatırlamıyorsam. ŞArkıyı seslendiren şebek te onunla aynı guruptaydı dizide."
Bunu duyunca Min Hyuk un yüzü düştü. Jung Shin gülümsemesini yumruğu ile kapatırken Yong Hwa da öksürerek gizledi.

"Şebek?"

Yıldız etrafında olanın farkında değildi. ŞEbek kelimesinin yanlış anlaşıldığını düşündü.

"Evet. Kocaman gözlükleri olan sevimli birşeydi. Obur ve saf. Sen izlemedin mi yoksa?"

Mika artık durumu kurtaramayacağının farkındaydı. Bu yüzden izlemeye davem etti sadece.

Min Hyuk Yıldızın göründüğünden saf olduğunu düşündü.
"Sadece izlemekle kalmadım. O şebek benim."

Yong Hwa ve Jung Shin Yıldızın bunu duyduğundaki yüz ifadesini görünce kahkahalarını daha fazla gizleyemediler.
Yıldız bu gün daha fazla rezil olamazdı. Kafası karışmıştı. O sebeğin bu olması... Aklına dizi geldi. Orada da ikinci kız karakter de aynı şeyleri söylemişti.

"Ama sen çok coolsun . Orada ise... Çok değişmiş... Ah özür dilerim!"

Min Hyuk ta gülemeye başladı. Gözleri çizgi halini almış, çok sevimli görünüyordu.
Ama Yıldızın tek düşünebildiği bu gün bu çocuğa büyük bir özür borçlu olduğuydu.
Set dağılmadan önce onu yanlız yakalayıp özür dileme kararı aldı.

Yong Hwa Yıldızı neşelendirmeye çalıştı.
"Endişelenme. Min Hyuk çok değişti. Bir iki defa daha böyle şeyler yaşadı ama ilk şebek diyen sensin."

Yıldız sandalyelere çarpmanın bundna daha az acı verici olduğunu düşündü.
"Tamam, Koreceye çevirince anlamını yitiriyor olabilir ama fan sitesinde hep böyle konuşuruz. Sevimlilere şebek ve Lee Hong Ki gibi yerinde duramayanlara sincap deriz. Hatta ona aşırı kafein almış sincap diyen ilk kişi bendim. Bir aralar baya meşhurdu."

"Hong Kİ yi de tanıyorsun demek. Bir bizim Min Hyuk u tanımıyorsun yani."

"Ah soruların üniversite sınavı gibi... Ben genelde oyuncuları tanırım ve sizi de You're Beautiful dan tanıyorum. O başrol olmadığı için çok araştırmamışım."

"Öyleyse guruptaki favorin?..."

Yıldız biraz düşündü. Aslında düşünmesine gerek yoktu. Elebtteki Yong Hwaydı. O Yıldız için Shin Woo ydu Lee Shin di ve oynadığı diğer roller.  Yong Hwa Yıldız için yetenekli, yakışıklı bir oyuncuydu. Ve onu gerçekten severdi. Hatta Mİkaya yardım ederken kendine bir hediye bulduğunu düşündü.
"Sanırım sensin. Diğer üyelerei çok tanımıyorum çünkü.

"Tanışalım" diye araya girdi Jung Shin. "Ben Lee Jung Shin. 91 liyim. Sen ?"
Jung Shin kimin daha büyük olduğunu anlamaya çalışıyordu.

"Yıldız. Bende 90lıyım."

"Hangi ay? Ben eyül."

"Haziran."

"Mİn Hyuk ile aynı ay. Benden büyüksün. Sana nuna diyebilir miyim ?"

"Nasıl rahat edersen."

Yong Hwa araya girdi.
"Öyleyse sende bana oppa de."

Yıldız ister istemez güldü. Korede bir yılın ardından alışamadığı tek şey buydu. Evet insanların tavuk ayağı yemesi bile normal geliken, oppa kelimesi hep gülmesine sebep oluyordu.
"Teşekkür ederim. Ama söylemesem daha iyi. Her defasıda gülerim. Alışık olmadığım birşey."

Yong Hwa kibar bir şekilde gülümsedi.
"Sen bilirsin. Yong Hwa-ssi de benim için uygun. Min Hyuk a da şebek diyorsun zaten.  Peki Jong Hyun a nasıl sesleneceksin ? Bana oppa demeyi kabul etmezken ona da oppa demezsin herhalde."

Yıldız hayır anlamında kafasını sağa sola salladı.

"Hm.. Peki Jong Hyun deyince aklına ilk ne geliyor."

Yıldız hiç düşünmeden yanıt verdi.
"Odun."

6 yorum:

  1. internete girdiğimde ilk kontrol ettiğim yerlerden biri blogun oldu. dünden beri bu bölümü bekliyorum ve yine ilk okuyanlardanım. :D

    hayatım, yazının hangi yerini alıntılayıp yorumlasam bilemedim, o kadar çok ki?
    bayıldım ve gülmektende bayıldım. :D
    Min Hyuk'u bende Heartstrings'te tam tanıyamamıştım. çok şapşikti orda. üyelerle olan muhabbeti çok güzeldi. özellikle son bombayı atman= ODUN :) yatağıma attım kendimi gülmekten. ellerine yüreğine fikrine sağlık. :)
    (beni etiketleyeydin iyiydi. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogum sadık bir okuyucu kazanmayı başardıysa ne mutlu bana ^^

      Sende yavaş yavaş yaz :D Yarısını buraya yarısını Yeppudaa ya :D

      Sağlığa zararlı hikaye :D Okuyucuları bayıltıyorum :D

      Ah o Min Hyuk :D Şebekti cidden orada. Obur şey :D İnsan ciddi ciddi zorlanıyor onun bu olduğuna. Hayat işte :D :D

      Bir iki bölümdür aynı sahnedeyim diye sıkarım diyordum ama rahatladım iyi.
      Aslında bölüme sıkıcı başlamıştım da Allahtan bu olay geldi aklıma :D

      Bakalım 'odun' repliğinden sonra neler gelecek :D

      Teşekkürler. Senin yorumun beni ne kadar mutlu etti anlatamam. Ruh ikizimsin :D

      (Etiket ? Onu nasıl yapçem ?)

      Sil
  2. bir önerim var ama akışı etkilermi bilmiyorum. özelden yazacağım sana. :)
    oppa kelimesini seviyorlarmıdır? bana dense reddederim :) "sevdiğim kız bana "abi" deyince modu"

    birde Min Hyuk'u sevmemiştim o dizide :)
    yazacağım. da yarısından az yazdım şuan. okul yoğundu şu sıralar, kendimi tam veremesemde. yazmadım ya uzun zamandır, özlediğimi hissettim kendiminkini :)
    diyorum bir yerden bağımız var. :)
    metni yazarken yayınlamadan önce sağda etiketleme yeri var ya kriptonite0 yaz yeterli. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öneri akışı etkilediği için başka zaman kullanacağımı belirttim zaten ^^

      Oppa kelimesini neredeyse bütün kore seviyor :D Bende Nunayı sevmeye başladım yavaş yavaş :D Bende aynını demiştim hatta şuna bak ^^ http://diizikolik.blogspot.com.tr/2014/01/oppanuna-ne-demek-neden-sevmiyorum.html

      Niden sevmedin ?!
      Bende özledim ama yarım geldi olmadı ki :D Zaten bilgisayarı zor açıyorum. Okuyamadım da :D

      Tamam da sana bir fayda sağlamaz ki ? Etiket sana ulaşmıyor. Şu yanda çıkıyor ki insanlar istediklerine kolay ulaşsın :D

      Sil
  3. ben cn-blue üyelerini teker teker sevmeye başladım sanırsam. :) o dizide çok saftirik gelmişti. zaten tanımamıştım orada. sonradan müzikleri klipleri derken sevdim. :)
    onlar hitap etmeyi fazla abartıyorlar bence. saygı duymadığı birine bile saygı ifadesi göstermek zorundalar. bu yalan söylemektir.
    tamam o kadar keşfedememiş olabilirim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrar izle bakalım ne olacak tepkin ? :D

      Yani kültürlerinde var. Ben seviyorum yinede :D Japonca da böyle :D

      Sorun değil. Öğrenmiş oldun :D

      Sil